Tarihçe
İsmin Kökeni
Çumra isminin kökeniyle ilgili iki rivayet öne çıkmaktadır. Birincisine göre bölgenin geçmişte bataklık ve çamurlu arazi yapısı nedeniyle "çamur" kelimesinden türediği düşünülmektedir. İkinci rivayete göre ise Yavuz Sultan Selim Mısır seferinden dönerken bölgeden geçtiğinde askerlerine "Paçanızı çemreleyin!" emrini vermiş; "çemre" kelimesi zamanla Çumra adını almıştır.
MÖ 7.400 — Çatalhöyük ve İnsanlığın İlk Şehri
Çumranın bilinen tarihi, ilçe merkezine yalnızca 12 km uzaklıkta yer alan Çatalhöyük ile MÖ 7.400 yıllarına kadar uzanmaktadır. 18 Neolitik yerleşim katmanıyla insanlığın en eski kentsel yerleşim alanlarından biri olma özelliğini taşır.
Çatalhöyükte yapılan kazılar, dünyanın ilk ticaret ilişkilerinin, hayvanların evcilleştirilmesinin, duvar resimlerinin, takı ve heykel sanatının, dokumacılığın, toprak kapların ve bakır işlemeciliğinin burada başladığına işaret etmektedir. Evlerin tamamı tek katlı kerpiçten inşa edilmiş olup girişler çatıdaki deliklerden merdiven sarkıtılarak sağlanmaktaydı.
1958 yılında keşfedilen Çatalhöyükte bilimsel kazılar İngiliz arkeolog Ian Hodder önderliğinde 1993ten bu yana kesintisiz sürmekte olup 2012 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır. Kazılardan çıkan eserler Konya Arkeoloji Müzesi ile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmektedir.
MÖ 2.000 – MS 1.000 — Hititler, Persler, Frigyalılar
Neolitik dönemin ardından Çumra ve çevresi sırasıyla Hitit, Pers ve Frigya egemenliğinde kalmıştır. 2019 yılında Türkmen-Karahöyük yakınında bulunan Luwi hiyeroglifiyle yazılmış taş stel, Hitit Prensi Hartapunun Frigya üzerindeki zaferini anlatmaktadır.
1075 — Anadolu Selçuklu Dönemi
Kutalmışoğlu Süleyman Şahın 1075 yılında Konyayı fethederek başkent ilan etmesiyle Çumra Türk egemenliğine geçmiştir. Bu dönemde bölgeye yerleşen Türkmen aşiretleri bugünkü köylerin temelini atmıştır; Karkın, Avşar gibi köy adları bu dönemin tanıklarıdır.
13. – 15. Yüzyıl — Karamanoğulları Beyliği
Selçuklunun çöküşünün ardından Karamanoğlu Beyliği hüküm sürmüştür. Bu döneme ait Çarşamba Çayı üzerindeki tarihi köprüler ile İçeriçumradaki Esatpaşa Camii günümüze ulaşan başlıca eserlerdir. Fatih Sultan Mehmetin beyliği sona erdirmesiyle bölge Osmanlı yönetimine katılmıştır.
19. Yüzyıl — Osmanlı Dönemi ve Demiryolu
1894-1913 yılları arasında tamamlanan Haydarpaşa – Bağdat Demiryolu inşaatı sırasında bölgeye bir istasyon yapıldı; bu Çumrada inşa edilen ilk modern binadır. 1907-1914 yıllarında gerçekleştirilen Çarşamba Kanalı çalışmalarıyla bataklıklar kurutulmuş, Konya Ovası sulanmaya başlamıştır.
26 Haziran 1926 — İlçe Statüsü
Mustafa Kemal Atatürk, Adanaya giderken Çumra İstasyonunda mola vermiş ve çevredeki sulama tesislerini inceledikten sonra tarihî sözlerini söylemiştir:
"Bu şirin beldeyi geliştirmek, buraya önem vermek lazımdır. Çumra ilçe olmaya layıktır." — Mustafa Kemal Atatürk
Bu direktif üzerine 877 Sayılı Kanun ile 26 Haziran 1926 tarihinde Çumra resmen ilçe statüsüne kavuşmuştur.
1936 – 1951 — Balkan Göçmenleri
1936-1938 yılları arasında Romanya ve Bulgaristandan gelen 300 hane göçmen İzzetbey ve Bardakçı mahallelerine iskân edilmiştir. 1951de Komünist Bulgaristanın tehcir ettiği Türklerden bir kısmı da bölgeye yerleşmiştir. Bu göçler Çumrayı giderek büyüyen modern bir ilçeye dönüştürmüştür.
Günümüz
Konya il merkezine 43 km uzaklıkta, 2.330 km² yüzölçümü ve yaklaşık 68.000 nüfusuyla Çumra Konyانın önemli ilçelerinden biridir. 500 km²lik sulama alanıyla Konya Ovasının tarım merkezi konumundadır. UNESCO Dünya Mirası Çatalhöyük her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlamaktadır.